Kendimizi sonsuzluğa en yakın ne zaman hissederiz veya sonsuzluk ilk ne zaman bize varlığını hissettirir? Sizi bilmem ama ben ne zaman başımı gökyüzüne kaldırsam "işte sonsuzluk" diyorum. Sonra bir kendime bakıyorum bir de gökyüzüne...Yanlış anlaşılmasın felsefe yapmıyorum, doğal bir sorgulama bu. Peki içinde bulunduğum bu basit ve sıradan düşünce ne zaman entelektüel bir faaliyet ve bilgi birikimine dönüşür yani "felsefi düşünceye". Felsefi düşünceyi veya felsefeyi anlamaya çalışırken yapılması gereken en doğru davranış filozofların yaptıkları işin kendisine bakmaktır. Filozoflar farklı zamanlarda, farklı kültürlerde, farklı amaçlar ve farklı işlevlerle farklı somut felsefeler üretmişlerdir. Kant felsefeyi "kendisini akla dayanan nedenlerle meşru kılmak ve haklı çıkarmak iddiasında bir zihinsel etkinlik biçimi" olarak tanımlamıştır. Felsefede önemli olan felsefi sonuçlardan çok bu sonuçlara varma biçimidir. Felsefede bilimlerde olduğu gibi herkes tarafından kabul edilen veya kabul edilmesi gereken doğru, kesin bilgiler veya sonuçlar söz konusu değildir. Bir bilim adamı başka bir bilim adamının bilimsel görüşünü zorunda olmasına karşılık bir filozofun başka bir felsefi görüşünü paylaşması beklenemez, hatta azu ediemez. Felsefe tarihinde her filozof kendinden önce gelen filozofları çürütmeyi çalışırken kendisinden sonra gelenler tarafından reddilmiştir. Önemli olan felsefeyi öğrenmek değil, felsefe yapmayı öğenmektir; tabi bu da "felsefi düşünce"den geçer.
Felsefi düşünce eleşirel bir düşüncedir. Örneğin felsefeci doğrudan doğruya doğa, tarih, toplum üzerinde eleştirici bir bakış açısıyla düşünebileceği gibi, deneyleri çeşitli bilimler tarafından bu varlık alanlarıyla ilgili olarak kendisine sağlanan veri malzeme üzerine de düşünebilir. Bu özelliği ile felsefenin, bilginin bilgisi veya refleksif bir düşünce faaliyeti olduğu söylenir. Refleksiyon, kendi üzerine dönme anlamına gelir. Zihin kendi üzerine dönerek sahip olduğu bilgiler üzerine düşünür. Felsefe, esas itibariyle işte bu bilgiler üzerinde düşümek, onların temelini ve değerini yoklama, soruşturma faaliyetidir.
Felsefi düşünce, bilimsel düşünce ile ortak olarak paylaştığı kavram ve soyutlamaları kullanır ve bunların yardımıyla ilkeler ortaya atar. Bu da felsefenin genellemeci veya ortak sonuçlara varma isteğinden kaynaklanır.
Felsefi düşüncenin bir diğer özelliği, onun çözümleyici (analitik) ve kurucu (sentetik) işlevidir. Felsefi düşüncenin analitik işlevi derken kastedilen filozofun kendisinin de içinde bulunduğu ve bir parçasını teşkil ettiği dünyayı anlamak ve kavramak için kendisine sunulan bilgi, deney, algı ve sezgi yeteneklerine göre yeniden düşünmesi, aydınlığa kavuşturması işlevidir.
Çoğu zaman kafamızda bizi boğan bir çok antinomilerden kimbilir belki de "felsefi düşünce" ile kurtulabiliriz. Varoluş, bilgi, etik, sanat, din varsa kafanıza takılan bir paradoks meydan sizin..
Çoğu zaman kafamızda bizi boğan bir çok antinomilerden kimbilir belki de "felsefi düşünce" ile kurtulabiliriz. Varoluş, bilgi, etik, sanat, din varsa kafanıza takılan bir paradoks meydan sizin..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder